21-27 Kasım 2016 Ağız Diş Sağlığı Haftası ve 22 Kasım Diş Hekimliği Günü

21-27 KASIM 2016

AĞIZ DİŞ SAĞLIĞI HAFTASI

VE

22 KASIM DİŞ HEKİMLİĞİ GÜNÜ(1)

 

 SAĞLIK AĞIZDA BAŞLAR…

Bütün yaş gruplarının yaşam kalitesini etkileyen, ancak yaşamı doğrudan tehdit etmediğinden genellikle önemsenmeyen diş ve dişeti hastalıkları ülkemizde en sık rastlanan sağlık sorunlarından biri olmaya devam etmektedir. Yapılan araştırmalar ülkemizde her 100 kişiden 85’inin ağız diş sağlığıyla ilgili problem yaşadığını göstermektedir. Ağız ve diş sağlığı sorunlarında çiğneme yeterince yapılamaz ve beslenme olumsuz yönde etkilenir. Bu sorunlar düzgün konuşmayı zorlaştırır ve estetik sorunlara yol açabilir. Ağız diş sağlığının bozulması aşağıda belirtilen sağlık sorunlarının oluşma riskini de arttırmaktadır:

  • Kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları,
  • Diyabet,
  • Pnömoni,
  • Kronik solunum yolu hastalıkları,
  • Mide-bağırsak hastalıkları,
  • Ortopedik hastalıklar,
  • Psikosomatik hastalıklar,
  • Gebelerde düşük doğum ağırlığı ve erken doğum

Diş ve dişeti hastalıkları nasıl oluşur?

Dişlerin yapısı, dizilimleri, tükürüğün yapısı ve akış hızı, beslenme tarzı ve ağız bakım alışkanlıkları gibi kişiye ait özellikler diş çürüğü ve dişeti hastalıklarının oluşma sürecini etkiler. Bu hastalıkların temel nedeni kötü ağız hijyenidir. Ağızdaki bakterilerin dişlerin yüzeyine yapışmasıyla oluşan bakteri plağı, şekerli ve nişastalı besinlerin artıklarını kullanarak çürük oluşturur. Plaktaki bakterilerin yan ürünleri diş ve dişeti bağlantısını bozarak dişeti hastalıklarının oluşumuna neden olur. Bakteri plağı diş fırçası ve diş ipi ile yapılan etkin bir ağız temizliği ile ortadan kaldırılabilir.

Ağız ve diş sağlığını korumak için neler yapılmalıdır?

  1. Etkin ağız bakımı
  2. Sağlıklı beslenmenin düzenlenmesi,
  3. Düzenli diş hekimi kontrolleri,
  4. Koruyucu uygulamalar

1) Etkin ağız bakımı nasıl olmalıdır?

a-) Dişlerin fırçalanması:

  • Dişler günde 2 kez, 2-3 dakika süresince etkin bir şekilde fırçalanmalı,
  • Diş fırçasının başı yumuşak kıllı olmalı, kıllar yıprandığında yenilenmeli,
  • Diş fırçası fırçalama öncesinde ıslatılmamalı,
  • Diş macunu fırça başının boyu değil, eni uzunluğunda (nohut kadar) olmalı,
  • Dişlerin tüm yüzeyleri fırçalanmalı, dişetine masaj yapılarak kan dolaşımı sağlanmalı,
  • Dişlerin dudak ve yanağa bakan yüzeyleri, dile bakan yüzeyleri dişetinden dişe doğru dairesel hareketlerle, çiğneyici yüzeyleri ise ileri geri hareketlerle fırçalanmalıdır.

b-) Dilin fırçalanması: Dişlerin fırçalanması bitince dil sırtı da dil ucuna doğru basınç uygulamadan 3-4 kez süpürür gibi fırçalanmalıdır.

c-) Diş ipi kullanımı: Diş ipi günde bir kez tercihen yatmadan önce kullanılmalı, dişlerin birbirine bakan yan yüzeylerinin temizlenmesi sağlanmalıdır.

d-) Ağızda protez varsa: Protez köprü tarzında ise köprü gövdesinin dişetine komşu yüzeyi özel diş ipi ile temizlenmeli, hareketli protezde ise, ağız içi ve protezler temizlenmeli, protezler akşamları suda bekletilerek damaklar dinlendirilmelidir.

e-) Dişlerde erozyon dediğimiz aşınmaları engellemek için asitli gıdaların tüketilmesinden sonra veya hamilelikte sık görülebilen kusma sonrasında dişler 30-40 dakika beklendikten sonra fırçalanmadır.

 

2) Beslenme sırasında nelere dikkat edilmelidir?

  • Neler tüketilmeli: Özellikle büyüme ve gelişme çağında kalsiyum, fosfor ve flor içeren çiğneme yoğunluklu besinler tüketilmelidir. Ağız ve diş sağlığı için A, D ve C vitamininden zengin besinler, et, süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, yumurta, balık, sarı renkli sebze ve meyveler, narenciye, domates, çilek gibi gıdalar yeterince tüketilmelidir.
  • Ne zaman tüketilmeli: Nişastalı, şekerli ve dişlere yapışan türdeki gıdaların tükürük akışının daha çok olduğu yemek sırasında tüketilmesi tercih edilmeli, yemek aralarında dişlere zararlı ürünler değil, elma, havuç, yer fıstığı gibi mekanik temizliğe yardımcı olan ve tükürük akışını arttıran gıdalar tüketilmelidir.
  • Dişler fırçalanamadığında ne yapılmalı: Şekerli, yapışkan gıdalar tüketildikten sonra dişler fırçalanmalı, mümkün değilse ağız su ile çalkalanmalı ya da biraz su içilmelidir. Çürüğü önleyici özelliğinden dolayı bir parça peynir tüketilmesi de yararlıdır.

3) Düzenli diş hekimi kontrolleri neden önemlidir?

  • Ağız ve dişler erken uyarı sistemi olarak da görev yaparlar. Tüm sistemik hastalıkların % 90’ı ağızda belirti gösterir. Bu nedenle ağız ve dişlerin kişinin kendisi tarafından aynaya bakarak kontrolü yapılmalı, ağız içinde bir değişiklik görüldüğünde hemen diş hekimine başvurulmalıdır.
  • Herhangi bir anormallik yoksa 6 ayda bir, düzenli olarak diş hekimi kontrolüne gidilmesi ihmal edilmemelidir. Diş hekimi yalnızca mevcut sorunların tedavisini yapmayıp, bunun yanı sıra hastalık ortaya çıkmadan önlenmesi için kişiye özel koruyucu programlar uygulayacaktır.

4) Koruyucu florür uygulamaları nelerdir?

  • Florür diş minesinin güçlenmesi, ağızdaki asit ortamın nötralize edilerek bakteri plağının etkisinin azaltılması amacıyla kullanılır.
  • Florür; diş macunu, florür gargarası, florür jeli, florür verniği gibi formlarda uygulanır.

 

BEBEKLİKTEN İTİBAREN

NE YAPMALI? YA DA NE YAPMAMALI?

  • Biberon ile uzun süre ve tatlandırılmış sıvılar verilmesi, emziklerin bal, pekmez, reçel gibi maddelere batırılarak kullanılması, bebeğin bütün dişlerini etkileyen ve çok hızlı ilerleyen çürüklerin oluşmasına sebep olur. “Biberon çürüğü” dediğimiz bu çürük tipi ağrı ve iltihaplanmalara, süt dişlerinin erken kaybına ve beslenmenin olumsuz yönde etkilenmesine neden olabilir. Bebeklerin ağızlarında biberon varken uyutulmaları da doğru değildir.
  • Bebeğin ağız temizliğine dişler çıkmadan önce başlanmalıdır. Bunun için ıslak, temiz bir tülbent veya gazlı bez kullanılabilir. İlk dişlerin çıkmasıyla birlikte bebekler için özel olarak üretilmiş diş fırçaları kullanılarak dişler fırçalanabilir.
  • Diş çürüğü bulaşıcıdır. Anne, babanın veya bakıcının ağzındaki çürük yapıcı bakteriler kaşık ve emzik yoluyla bebeklere bulaşmaktadır. Bu nedenle bebek için kullanılan kaşık, emzik gibi malzemeler asla başkaları tarafından kullanılmamalıdır.
  • 6. ayda çıkmaya başlayıp, 2,5 yaş civarında tamamlanan süt dişleri gelecekteki daimi diş dizisinin garantisidir. 1 yaşından itibaren diş hekimi kontrolüne başlanmalı, çürük olması durumunda zaman geçirmeden tedavi edilmelidir.
  • 6 yaşında süt dişlerinin arkasından ilk daimi diş olan 1. büyük azı diş (6 yaş dişi) çıkar. Bu dişler çenenin ve yüzün gelişiminde önemli rol oynar ve çiğnemenin merkezi olarak görev alırlar. 6 yaş dişleri geride olduğundan çıkarken fark edilmez ise hızlı çürüyebilir. Bu nedenle hem fırçalamaya özel önem gösterilmeli hem de bu dişin çürüğe duyarlı girintili çiğneyici yüzeylerine fissür örtücü uygulanması için diş hekimine başvurulmalıdır.
  • Çocuğun fırçalama alışkanlığı edinmesi için eline diş fırçası verilmeli, ancak motor becerileri gelişinceye kadar (örneğin kendi ayakkabı bağını bağlayabilinceye kadar) ağız diş bakımı ebeveyn desteğiyle yapılmalıdır.
  • Çocukların tükettiği atıştırmalık besinlerin çoğu şeker içermekte ve diş çürüklerine neden olabilmektedir. Bu nedenle besinlerin seçimi önemlidir. “Doğru Beslenme” ve “Ağız Bakım” alışkanlıkları, çocukların ağız diş sağlıklarının yanı sıra genel sağlıklarının da korunmasını ve yetişkinlik dönemi kronik hastalık risklerinin azaltılmasını sağlayacaktır.

 

Dişlerimize gözümüz gibi bakmamız” gerektiğini hatırlatıyor, halkımızın “Ağız Diş Sağlığı Haftası”nı, diş hekimlerimizin “Dişhekimliği Günü”nü kutluyoruz.

 

(1)İlk dişçilik yüksek okulu “Dişçi Mekteb-i Âliyesi”sinin açıldığı tarih olan 22 Kasım 1908; ülkemizde bilimsel dişhekimliğinin başlangıcı olarak kabul edilmiştir. 1996 yılından itibaren 22 Kasım “Dişhekimliği Günü”, 22 Kasım’ı içine alan hafta ise “Ağız Diş Sağlığı Haftası” olarak kutlanmaktadır.